Deniz Feneri Karalama Kampanyası..

Dünya, Genel, Hayattan Eylül 23rd, 2008

Merhaba arkadaşlar basını takip ediyorsunuzdur. Uzun bir zamandır Türkiye’deki Deniz feneri derneği ile Almanyadaki Deniz feneri derneğini bir tutup basında bir karalama kampanyası başlatılmış…

Acaba diye insanın bir an böyle kendi kendine sorası geliyor… Basındakilerin %1 inin bile Türkiye’deki deniz feneri ile ilgisi olmadığını düşünüyorum ve konuyla alakalı sürekli açıklama yapan Deniz feneri derneğine çalışmalarından dolayı başarılar diliyorum..

Allah yar ve yardımcınız olsun…

Etiketler: , , , , , ,

Amerika’daki mortgage krizi ve sonuç

Dünya, Genel, Hayattan Eylül 18th, 2008

Merhaba arkadaşlar bu gece sizlere kısaca Amerika ve mortgage krizinden bahsetmek istiyorum.

Bas bas bağırıyorlar Mortgage krizi diye.. Açıkcası sordum soruşturdum ve gördüm ki yine Amerika kazandı… Bankalar 10 - 20 seneliğine kredi açtılar herkes ev sahibi olacak mortgage sayesinde kira öder gibi eviniz olacak diye..

Sonra insanlar Bankalardan kredi almaya başladılar. Bankaların hisseleri yükseldi yabancı yatırımcılar Çin hindistan, Rusya ve avrupa ülkeleri… Adam 100 liraya ev aldı ve 2 sene sonra 120 sonrada 5 yıl gibi bir süre sonra 150 lira oldu evin fiyatı. Tabi olur herkes emlak almaya başladı ve emlaklar değer kazandı…

100 Liraya alınan evi gidip 150 liraya sattılar sonra tekrar kredi alıp aynı şeyi tekrarladılar. Peki banka ? Bankalar artık zarar ettiklerini söylemeye başladılar hisseleri düşmeye başladı ve kriz ortaya çıktı… Ev alıp satanlar karlı çıktı Bankalar da sözde zarar ettiler fakat asıl zarar edenler bankalar değildi.. Asıl zarar edenler HİSSE alan yabancı yatırımcılardı. Bankalar hisselerinden zararlarını bir güzel amorti ettiler..

Sonuçta alan memnun satan memnun olan Hisse senedi alanlara oldu… Kısacası Amerika yine kazandı… Hisse senedi alan şirketler bir güzel battıı çünkü krizden dolayı hisse senetlerinin fiyatları dibi gördü… 10 liraya aldıkları hisseler 1 liraya indi… Yabancı kaybetti ama Amerika yine kazandı…

Kim bilir belki krizi çıkartanlarda yine kendileridir ?

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Queen- We Will Rock You (Slow and Fast)

Dünya, Hayattan, Karalama Ağustos 28th, 2008

Yıllarca dinelenecek bir parça Orjinal Konser 1974 Live ..!

Etiketler: , , , , ,

12/11/08 Günlüğüm

Dünya, Genel, Hayattan, Karalama Ağustos 12th, 2008

Merhabalar. Bugün sabahtan beri yoğun bir şekilde çalıştım. Eve geldiğimde yorgunluk resmen üzerime çökmüş hatta yürürken bile vücut ağırlığım kat kat fazlalaşmış gibi hissettim.

Eve geldiğimde Barış’ı aradım. Dostum nerelerdesin 1 haftadır sende ses soluk yok ?  O da misafirleriyle uğraşıyormuş Allah kolaylık versin Yarın işlerini bitirsinde beraber çıkıp bir balık tutalım dedim. Hatunlar bize mangalda tavuk yaparken bizde balık tutalım nasıl ama :)

Bugün birde bakayım dedim 2008 Olimpiyatlarında ne durumdayız diye geçenlerde bakmıştım 1 tane Gümüş madalya almışız hala aynı bakmak isterseniz şu sayfada tüm ülkelerin sıralaması yer alıyor. Malesef ki henüz altın madalyamız yok inşallah birkaç tane Altın madalya alırız.

Etiketler: , , , , , , , , ,

11/08/08 Günlüğüm

Dünya, Hayattan, Karalama Ağustos 11th, 2008

Selam günlük…

Hayat devam ediyor… Savaş başladı. Gürcistan ve Rusya Odiyessa birbirine girmiş durumda. Gürcülere ne oldu bilemiyorum sanırım Amerika ‘nın kışkırtmalarına maruz kaldılar Odiyessa ise Rusların..

Bence Ruslar o bölgede büyük bir güç istemiyorlar bu yüzden Gürcistanı parçalayacaklar ayrıca petrol ve doğalgaz rezervlerinede göz koymuşlar. Peki Amerika ?  Amerikanın planları neydi ki Gürcistana destek vereceğini söyleyip odiyessa ‘nın üzerine saldı ?

Siyaset politika… Anlaşılması güç yalan dünyası…

Gelelim bizim Ergenekon davasına… Son olarak gördüğüm kadarıyla Ergenekon o kadar derinlere girmiş ki ve savcı o kadar derinlere indi ki Türkiye’de bazı kesimler harbiden rahatsızlık duymaya başladı… Baksanıza geçen gün bir kanalda bu islami terör olaylarını bilerek ve isteyerek ERGENEKON’un çıkarttığını belgelediler… Fadime şahin olayından tutunda elindeki Kur’an-ı Kerim ile mahkemeyi basan avukata kadar…

Hatta ve hatta bu Cumhuriyet mitingi düzenleyenler var ya.. Hani devlet elden gidiyor kara çarşaf geliyor diye haykıranlar..!  İşte onların da ergenekon ile bağlantıları su yüzüne çıktı. Meğer Cumhuriyet Mitingi düzenleyenler bilmem kaç tane PKK terör örgütü üyesi militanların çocuklarına burs veriyorlarmış….

Bakalım daha neler neler çıkacak ortaya… Bu arada …

Evde işler biraz tatsız tuzsuz bilader yaaa hatun stres yanına yaklaşılmıyor… Ulen alttan alıyorum ama yok alınacak gibide değil neyse Hamilelik Stresi katlanıyoruz katlanmayada devam…

Evet günlük yanlış duymadın 1,5 aylık… :)

Etiketler: , , , , , ,

Yalan Söyleme Mecburiyeti

Dünya Mayıs 23rd, 2008

Acaba böyle bir mecburiyet var mı ? Olabilir mi ? Hemen hemen herkes yalan söylemiştir ve söylüyordur bu yalan olduğu kadarda gerçektir. Fakat hiç yalan söylediğini görmediğiniz duymadığını bir arkadaşınız yok mu ? Aslında böyle insanlarda var.. Hani derlerya ben hiç yalan söylemedim diyen en son yalanını söylüyordur … Aslında doğruyu söyleyenlerlede karşılaştım.

Peki nasıl beceriyorda yalan söylemiyor ?

Bu aslında tam bir pisikolojik araştırma isteyen bir olgu. Yalan söylediğini hiç görmediğim benimde arkadaşlarım var. Aslında gerekten öte böyle bir ihtiyaç duymuyorlar …

Adam umursamıyor ya yalanı umursamıyor. Neden söyleyeyim ki gibi bir anlayış var…

Peki neden yalan söyleme gereği duyuyoruz ?

  • Kimileri beyaz yalan adı altında yalan söyler söyledikleri yalanın karşısındakine zarar vermeyeceğini düşünür.
  • Kimileri zorunluluktan dolayı yalan söyler neden zorunlusun ki ? Niçin eğer doğruyu söylersem kötü şeyler olacak düşüncesi veyahut pisikolojisi
  • Kimileri alışkanlık haline getirmiştir. Her şartta hiçbir zorunluluk olmadan.
  • Kimileri arkadaş çevresi vs. vs. v.s

Yalanın birçok nedeni olabilir. Hatta nedensiz olanlarda dahil…

Peki yalan ilk olarak ne zaman hayatınıza girdi ?

Çoook eskilere gidelim hayatımızın hatırlayabildiğimiz en genç haline dönelim….

Genelde herkesin vereceği cevap şudur ;

Arkadaşlarla top oynamaya gitmiştik eve gelince annem sert bir bakışla ve sinirli bir ifadeyle

__Nerde kaldın ?

__Anne şey

__Terledin mi sen ?

__Yok valla koşmadım hava sıcak

__Top oynamaya mı gittin sen ?

__Annem yok valla ne topu

……………………

İşte burada Annenin ithamı, davranışı ve bakışı çocuğu yalan söylemeye itiyor diyebilirim. Peki anne şöyle söyleseydi.. Gülümseyen bir yüzle ve sakin…

__Oğlum hoşgeldin neredeydin

__Anne top oynamaya gittik arkadaşlarla

__Gel yavrum üstünü değiştirelim terlemissin birde banyo yap canım benim…

………………..

Bu tip bir durumda pekde çocuğun yalan söyleme ihtiyacı hissedeceğini sanmıyorum…

Aynı durum ergenlik çağındaki bir çocuk içine geçerli..

__ Evladım böyle süslenmiş püslenmiş nereye ?

__ Annecim arkadaşlarla biraz dolaşacağız

__ Sakın taksime felan gittiğini duymayayım kötü olur eve erken gel yoksa baban..!

__ Yok anne ne taksimi arkadaşlarla şuraya gidiyoruz valla taksime felan gitmeyeceğim…

………………………………..

Böyle bir tavır karşısında sevgilisiyle taksime sinemaya gidecek olan bir genç pekde doğru söyleme gibi birşey düşüneceğini sanmıyorum..

Aslında anlatmak istediğim şu… hani yazının başında söyledim ya hiç yalan söylememiş duymadığım görmediğim arkadaşlarım var.. Bende yalan söyledim ve söylediğim yalanları sanki bir mecburiyetimiz varmış gibi söylüyoruz. Aslında derinlemesine düşündüğümüzde böyle bir mecburiyetin olmadığını gerçeğin elinde sonunda ortaya çıkacağının düşüncesi ve beynimizde o yalan söylemeye şartlanmış olan pisikolojiyi atmak gerektiğini düşünüyorum..

Hey adamın küçükken senin inşaata topun mu kaçtı

Muhabbetiii aslında olay bu hiçkimsenin topu inşaata kaçmadı kaçsada birşey olmadı ama beynimizde neden hala topumuz inşaata kaçmış gibi yalan söylemek için şartlanmışız ?

Sanırım

1. si küçükken yaşadığımız ve yetiştirilme tarzımız ki bence en önemlisi bu

2. si arkadaş çevremiz ve onlardan gördüklerimiz onları izlememiz.. Ki neden yaparız bilmem

3. sü kendi düşüncelerimiz yani beynimizin içerisindeki yalancı…

Peki ne yapabiliriz ?

1. Yetiştirilme tarzı ve anne baba ya kimse birşey diyemez yetiştikten sonrada geriye dönemezsin önemli olan eski davranışları alışkanlıklara sınırlar koyarak azaltmak

2. Arkadaş çevremizi en azından çürük elmalardan ayırmak.

3. Beynimizdeki bu yalan söyleme mecburiyeti olayını düşünerek isteyerek yok etmek…

Geçenlerde komşumuzu gördüm bahçece çocuğu sağa sola koşuyordu… Yanına gittim.. Oğlunu çağırdı çocuk geldi ve şöyle dedi..

__Evladım canım çok koştun terlemeye başlarsın sonra hasta olmanı istemem

__ Tamam baba…

Birde şuna şahit oldum…

__Oğlum neredeydin ?

__Anne kız arkadaşımla buluştum

__Neler yaptınız bakalım ?

__Kadıköye gittik biraz sahilde dolaştık felan falan sen neler yaptın anne ?

__Aman oğlum kendine dikkat et kızlara fazla güvenme benim evladımı kaçırmasınlar

__Tamam anneciğim kaçırırlarsa haber veririm Eeee anlat neler yaptın

__Ne olsun oğlum temizlik yemek ….

………………….

Çocuğun yalan söyleme gibi bir ihtiyacı hiç olmamış olmayacakta…

Umarım bende birgün bu kötü alışkanlıktan kurtulabilirim arada bir bende yalan söylüyorum ama son 3-4 yıldır kendimi çekiyorum şükür …. Tamamen kurtulabilmeyi umud ederek yalan söyleyen arkadaşlarada bir tavsiye…

NOT: Yalan sadece çocuklukta başlamaz… ! Yetişkinlerde sonradan yalancı olabilmekte…

Etiketler: , , , ,

Çin’e yardım için Deniz Feneri

Dünya, Hayattan Mayıs 21st, 2008


Günaydın arkadaşlar bu sabah erkenden kalkıp servis yolunu tuttuğumda aklımdan 1 paket sigara alacağım düşüncesi geçerken… Çin’deki deprem gel
Malum bizde büyük bir deprep yaşadık. Öyle büyük bir deprepdi ki 7 küsür ve 40 saniye kadar sürmesine rağmen 10binleri kaybettik… Şimdi ise Çin birkaç gün önce 7,9 ile 3 dakika sallanmış. Ne demek yaa.. 3 dakika hemde 7,9 müthiş bir deprem sanki rabbim ibret alın diye bize sesleniyor… Almamamak elde mi ?
O kadar insan aç ve açıkta kaldı hala toprak altında ve betonarmelerin altıncan canlı cesetler çıkartırken ve 10binler gömülmek üzereyken serviste radyoda şunu duydum…

Toprak altında 10binlerce ceset var çıkarılmayı bekleyen…

İnsanın içi gidiyor, ürperiyor ve bu kudret karşısında yapılacak hiçbir şeyin olmadığını görüyor.. Aslında yapılacak birşeyler var

http://www.denizfeneri.org


Bu adrese girip kredi kartınızdan 1 YTL dahi olsa bağışta bulunabiliyorsunuz. Ben açıkcası içim elvermedi ve hemen girip bağışta bulunayım dedim. Tabi öncekile banka hesabıma bakmam lazım … Garanti bankası banka hesabımda para var mı diye bakarken orada Bağış menüsü içerisinde de Deniz Feneri Derneğine bağış yapabileceğimi gördüm. Hemen tıkladım bağış yapmak istediğim miktarı belirledim ve birkaç saniye içerisinde tamamdır… Sanırım bizim kültürümüzde bu var kayıtsız kalamıyoruz… Gerçi kalmakta istemem.

Etiketler: , , , , , ,