Geçen gün sokakda yürürken 2 arabanın arasında acı bir haykırışla bağıran bir sesi takip ettim. Elimdeki poşetleri kaldırıma bırakırken arabaların arkasındaki bu minicik yavruyu gördüm tir tir titriyordu. Denize yakın olmamız sabebiyle buralarda bir yerde yuvası olabileceğini düşündüm fakat etraftaki binalar da pekde birşey göremedim. Elime almak için uzandığımda uzun gagasıyla kendini savunmaya ve bağırmaya başladı. Sakince elime aldığımda fark ettim ki dayanacak gücü kalmamış en son olarak ellerimin arasında tüm gücünü bağırtısıyla bitirmişti.

Çok çirkin ama bir o kadarda tatlı bir yavru paytak paytak ayakları var. Isırmaya çalışıyor ama onuda beceremiyor o kadar küçük bir yavru. Sanırım çatıların birisinden düştü ve anneside ortalıkta yok. Eğer onu doğaya bıraksaydım bu seder ya bir kedinin midesinde yada bir köpeğin dişleri arasında kalacaktı. Ellerimin arasında yürürken bunun bir martı yavrusu olduğunu düşünmeye başladım yada bir karabatak yavrusuda olabilirdi.

Yolumun üzerinde bir balıkçıya uğradım ve 1 kilo balık aldım. Bu sana 1 hafta yeter diye başını okşayıp evin yolunu tuttum. Eve gider gitmez küçük parçalara ayırıp yedirmek istedim. Fakat yiyemiyor….

Aklıma çok güzel bir fikir geldi. Eczaneye indim ve bir şiringa aldım. Eve geldim tekrar balığı sarmısak döveceğinde bir güzel ezdim. Sonra şiringara koydum ve bizim ufaklığın ağzından bir güzel yedirmeye başladım. Evet oldu sonunda birşeyler yemeye başladı. İlk gün epeyli uyudu.

Aradan bir hafta geçti hala banyomda iğrenç bir ses tonuyla viyak viyak bağıran banyoya gelenlere sanki çık buradan diye haykıran bir kuş olmaya başladı artık elimden balıkları bütün bütün yiyor ayrıca kanatlarıda gelmeye başladı. Şimdi ellerimin arasında kanat çırparak bağıran yetişkin bir martı gibi … Yalnız hala ufacıcık ve o çirkin hali devam ediyor.

Kapının önüne bahçeye çıkardım otları yemeye başladı ama doğası gereği bahçede bile kendine kuytu bir yer arıyor.. Dikkat ettimde karıncadan tutunda solucana kadar birçok hayvanı yedi ama bir türlü sümüklü böcekleri yemiyor. Kabuğunu kırıp verdim yine yemedi. Ağzının tadını biliyor diyebilirim. Haa birde söylemeden edemeyeceğim. Ağaçta bir karga bizim ufaklığı görünce ona bağırmaya başladı… Gaaak Gaakkkk Tabiki bizimki altta kalmadı 10 dakka boyunca birbirleriyle bağırıştılar kanatları olsa gidip kargayı bir güzel dövecek :) Ama malesef henüz uçamayacak kadar küçük.. Bir süre sonra senle mi uğraşacam len der gibi karganın bağırışlarını kale almamaya başladı…

Açıkcası sevimli olmayada başladı. Sanırım 1 ay içerisinde kanatları ve tüyleri uçacak kadar uzar ve bende ona elveda derim….



2 Yorum to “Çok çirkin bir o kadarda tatlı”

  1. tuuba | Mayıs 24th, 2008 02:06

    çirkin ördek yavrusu uçma denemesi yaparken dar bi araya düştü çığlık çığlığa evde herkes başkasının onu eline aldığını düşündü ama öyle değildi karabatak yavrusu korktu sıkıştı ama çok komikti şaşkın :D

  2. tuuba | Mayıs 24th, 2008 02:08

    bide o çirkin ama onun bi adı var kimse beğenmesede onun ismi albatros:D

Yapılan Yorumlar